ÖZEL EĞİTİM ile ilgili görsel sonucu


1. ÖZEL EĞİTİM ALANI

Giriş

Özel gereksinimli çocuklar erken müdahaleden, okul öncesi özel eğitim hizmetlerine ve örgün eğitim uygulamalarına kadar özel eğitim ve ilgili hizmetlerden yararlanmaktadır. Özel eğitim hizmetleri birlikte ve ayrı eğitim uygulamaları olarak farklı düzenlemelerle sunulabilmektedir. Birlikte eğitim uygulamalarının felsefesi özel gereksinimli çocukların doğal çevresinden ve akranlarından ayrılmadan tüm eğitim ortamlarından yararlanabilmeleri üzerinedir. Bu düşünceden hareketle genel eğitim okullarında özel eğitim sınıfı uygulamaları, yarı zamanlı kaynaştırma uygulamaları ve tam zamanlı kaynaştırma uygulamalarına yer verilmektedir. Ayrı eğitim uygulamaları ise aynı özelliklere sahip öğrencilerin ayrı okul düzenlemeleriyle eğitim almalarıdır. Ayrı eğitim uygulamalarının felsefesi ise durumları birlikte eğitim uygulamalarına katılmaya uygun olmadığına karar verilen öğrencilerin aynı yetersizlik ya da özel yeteneklerine göre eğitim verilmesi gerekliliği üzerinedir. Tüm bu uygulamalar öğrencilerin özel gereksinimlerine göre özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri tarafından sunulan destek özel eğitim hizmetleriyle tamamlanmaya çalışılmaktadır.
Bu ünitede birlikte eğitim ortamlarında çalışan genel eğitim öğretmenlerine farklı özellikleri olan özel gereksinimli öğrencilerle birlikte çalışabilme yeterliklerinin kazandırılması amaçlanmaktadır. Bu amaçla ünitede bireysel farklılıklar, zedelenme, bozukluk, yetersizlik ve engel ilişkisi, özel eğitimin anlamı, özel gereksinimi olan öğrenciler, eğitim ortamları, kaynaştırma uygulamaları konularına yer verilmektedir.

1.1. Bireysel Farklılıklar

Türk dil kurumu sözlüğüne göre farklı olma doğal, toplumsal ve bilince dayanan her olayda uygun bütün ötekilerden ayıran özelliktir (TDK, 2018). Farklılıklar bireylerin fiziksel ruhsal duygusal vb. özelliklerinde olabilir. Bu farklılıklar bireye ilişkin ya da bireye bağlı olan farklılıkları olarak anılır. Buna göre bireysel farklılıklar terimi hiçbir bireyin birbirine benzemediği varsayımdan hareket eder. Bireyler arasındaki farklılıklar boy, kilo, renk gibi fiziksel özelliklere ilişkin farklılıklar olabileceği gibi, duyu organlarının işlevleriyle ilgili farklılıklar, zihinsel özelliklerindeki farklılıklar, öğrenme özelliklerindeki farklılıklar vb. olabilir. Bir sınıftaki bazı çocuklar çok hareketli olabileceği gibi bazı çocuklar tamamen kendi dünyalarında yaşıyor olabilir. Dolayısıyla çocuklar duygusal ve davranışsal farklılıklar gösterebilirler.
Öykü 1: Mesleğimin ilk yılında birinci sınıf öğrencilerini karşılamanın heyecanı içindeydim. Henüz okul başlamamışken seminer döneminde okul idaresinden öğrencilerimin bir listesini edindim. Listeye göre sınıfında 13 kız 12 erkek öğrenci vardı. Elimdeki liste fotoğraflı olduğu için bu yirmibeş öğrencinin fotoğraflarını şöyle bir gözden geçirdim. Hepsi çok sevimli çocuklardı. Kimisi esmer, kimisi kumral, kimisi sarışındı. Fotoğraflara birazcık yakından baktığımda aralarında kilolu olan ya da zayıf olan çocuklar da vardı. Tüm bu bilgilerden sonra öğrencilerimi biraz olsun tanıdığımı düşünüyordum. Buna göre ilkokul birinci sınıf programından yararlanarak yıllık planımı hazırlamaya başladım. Okulun açılış günü yaklaştıkça heyecanım bir kat daha artıyordu. Öğretmenliğimin ilk deneyimine çok iyi hazırlandığımı düşünüyordum. Bildiğim her şeyi öğrencilerime öğretmeye hazırdım.
Okullarda pekçok sınıf öğretmeni mesleğe benzer heyecan ve benzer bir öyküyle başlamıştır. Ancak okulun ilk gününden itibaren sınıf listesinin sadece bir kağıt parçasından ibaret olduğunu görmüştür. Öğrenciler bilgi formlarından ya da sınıf listelerinde yazanlardan çok farklı özellikler gösterecektir. Öğretmen ilk derse başladığında kimi öğrenciler her soruya cevap verebilmek için birbiriyle yarışacak ve hızla öne atlayacak, kimi öğrenciler ise sizi dinlemek ve izlemekle yetinecektir. Siz söz vermediğinizde konuşmayacak, ne zaman ki onlara söz hakkı vererek düşüncelerini öğrenmek isterseniz o zaman size yanıt verecektir. Siz öğrencilerle ilgilenirken sınıfın diğer tarafındaki bir öğrenci sınıfın içinde gezinmeye başlayacaktır. Öğretmen olarak ilk zamanlarınız öğrencilerinizin ders saatleri içerisinde sıralarında oturmaları, sessizce sizi dinleyip etkinliklere katılmalarını sağlamakla geçecektir. Ancak tüm çabalarınıza rağmen bazı öğrencilerinizi etkinliklere katamadığınızı göreceksiniz. Gün geçtikçe sınıfınızdaki 25 öğrencinin de birbirinden farklı özelliklere sahip olduğunu göreceksiniz.
Öykü 2: Artık hızla okuma yazma çalışmalarına başlamıştım. Önce sesler sonra da sesleri birleştirmek, bu seslerden sözcükler üretmek eğlenceli bir şekilde devam ediyordu. Ancak bir türlü tüm öğrencilerin aynı düzeyde öğrendiklerinden emin olamıyordum. Çünkü tüm öğrencilerimin performansı birbiriyle aynı değildi. Okulun ikinci ayında öğrencilerimin önemli bir bölümü seslerden heceler üretmeye, heceleri birleştirerek sözcükler oluşturmaya, alfabedeki harflerle çok düzgün olarak yazmaya başlamışlardı. Ancak bazı öğrencilerim istediğim hızda ve doğrulukta ilerlemiyordu. Her öğrencim farklı hızlarda, farklı yollarla öğreniyordu. İşin kötüsü bazı öğrencilerimde hiç ilerleme yoktu. Benim göremediğim, yakalayamadığım bir takım farklılıklar olabilir miydi?
Bazı farklılıklar sınıf ortamında öğrencinin performansını etkileyecektir. Bazı öğrencilerde gözlenen farklılıklar öğrencinin çeşitli alanlarda yetersizlik göstermesine yol açabilecektir. Bu yetersizlikler öğrencinin birçok gelişim alanını etkileyebilecektir. Yetersizlikten etkilenebilecek gelişim alanları, dil gelişimi, duygusal gelişim, motor gelişim gibi pek çok konuda karşınıza çıkabilecektir. Öğrencinin herhangi bir gelişim alanında göstereceği yetersizlik diğer alanlardaki gelişimini de etkileyebilecektir. Örneğin dil gelişiminde yetersizliklerle karşılaşan bir öğrencinin zihin gelişiminin de etkilenmesi söz konusu olabilecektir. Öğrencilerinizde gözleyeceğiniz bu farklılıklar ve yetersizlikler konusunda gerekli önlemler alınmadığında bazı alanlarda diğer öğrencilerden geride kalması durumu ortaya çıkabilecektir. Böyle bir sonuç öğrencinin bireysel farklılıklarının dikkate alınmamasından kaynaklanan bir sonuç olacaktır. Bu farklılıklar kimi zaman okul yaşantılarında geride kalmaya yol açabilecek, kimi zamansa öğrencinizin yaşıtlarından ileride performans sergilemesine yol açabilecektir. Dolayısıyla sınıfınızda zihin yetersizliği, öğrenme güçlüğü vb. gösteren öğrenciler olabileceği gibi özel yetenek ve üstün özellikler sergileyen öğrenciler de olabilecektir.
Öykü 3: Nitekim okulun ikinci ayının sonunda bir öğrencimin hiç bir ilerleme göstermediğini gördüm. Diğer öğrencilerime ne yapıyorsam o öğrencime de aynı uygulamaları yapıyordum. Ama öğrenmesi diğer öğrencilerim gibi değildi. Ders sırasında diğer öğrencilerime sınıf içinde sesleri birleştirme çalışması verdiğimde bağımsız yapabiliyorlar, ancak Ata her seferinde ya arkadaşından yardım almak istiyor ya da benim onunla birebir ilgilenmemi bekliyordu. Ata ile birebir ilgilendiğimde ise diğer öğrenciler de kendileriyle birebir ilgilenmemi bekliyordu. Ancak benim bir ders saatinde tüm öğrencilere birebir eğitim vermem mümkün olamıyordu. Evet Ata özel bir öğrenciydi. Özel bazı düzenlemelere gereksinim duyuyordu.

1.2. Zedelenme/Bozukluk, Yetersizlik, Engel

İnsan hakları, çocuk hakları, eğitim hakları gibi kavramlardan söz ettiğimizde tüm öğrenciler onlara sunduğumuz eğitim ortamlarından en üst düzeyde yararlanabilmelerini sağlamak temel görevimiz olacaktır. Öğrencilerimizin bireysel farklılıklarını dikkate almadan sunacağımız eğitim hizmetleri her öğrencimize eşit şekilde ulaşamayabilecektir. Öğretmen olarak çoğu zaman dile getirdiğimiz “ben konuyu her öğrencinin anlayacağı şekilde sunuyorum, ancak halen bazı öğrencilerim geride kalıyor” cümlesini farklı bir şekilde sorduğumuzda şöyle söylebiliriz: “Ben her konuyu her bir öğrencinin bireysel farklılıkları doğrultusunda işlemediğimden bazı öğrencilerim geride kalıyor”. Konuya öğrencilerin yapamadıkları açısından değil bizim öğrenciye neden ulaşamadığımız açısından bakmak gerekiyor.
Ata’nın geride kalması beni çok üzüyordu. Sınıf içerisinde bireysel destek, zaman zaman sınıf dışında ek çalışmalar yapmama rağmen ilerleme kaydedemiyordum. Ailesini çağırarak durumu paylaştım. Ata’nın bir farklılığı olduğunu, ailenin de kabul etmesi durumunda Rehberlik Araştırma Merkezinde ayrıntılı olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledim. Durumu okul idaresi ve okul rehberlik servisiyle de paylaştıktan sonra değerlendirme için Rehberlik Araştırma Merkezine yönlendirdim. Bu arada Ata yine sınıfımızın bir öğrencisi olarak devam ediyor ve derslerinde büyük bir çaba gösteriyordu. Ancak halen bir bilinmezlik vardı. Acaba Ata’da bir bozukluk olabilir miydi?

1.2.1. Zedelenme

Böyle bir örnekten sonra zedelenme yetersizlik ya da engel kavramlarını birbirleriyle olan ilişkilerini şöylece özetleyebiliriz. Zedelenme, bireyin psikolojik, fizyolojik, anatomik özelliklerinden geçici ya da kalıcı türden bir kayıp, bir yapı ya da işleyiş bozukluğu olması durumudur (Özsoy, Özyürek ve Eripek, 1989). Bir diğer kavram ise bozulma/bozukluk kavramıdır. Bozulma ise, vücudun bir organının ya da bir parçasının kaybı ya da işlevinin azalmasını ifade eder (Heward, 2013, 7). Sınıfınızdaki bir öğrencinizin gözündeki bir zedelenme ya da bozukluk gözünde işlev kaybına yol açacaktır. Çocuğun görmesindeki işlev kaybı nedeniyle kendisine sunulan görsel sembolleri göremeyecek, dolayasıyla görme gerektiren alanlarda yetersizlik durumu ortaya çıkabilecektir. Bireyin zihinsel işlevlerindeki azalma çeşitli kavram ve becerileri öğrenmede yetersizliğe yol açabilecektir.

1.2.2. Yetersizlik

Yetersizlik, belirli bir şeyi yapmada yeterli olmamayı, belirli bir şekilde davranmada sınırlı kapasiteyi tanımlamaktadır (Eripek, 2008, 3). Bireyin belirli görevleri yerine getirmesine yönelik sınırlılıklar olduğunda yetersizlik ortaya çıkar (yürüme, görme, sayıları toplama vb. gibi (Heward, 2013, 7). Çocuk bu yetersizliğe bağlı olarak çoğu kimsenin işittiği gibi işitemeyebilir, gördüğü gibi göremeyebilir, öğrendiği gibi öğrenemeyebilir (Eripek, 2008, 3). Bireyin kişisel, sosyal, mesleki ve diğer problemleri onun eğitiminde yetersizliğe yol açmadıkça engelli olan birey değildir. Örneğin, çocuk kolunu kaybettiyse protez kolunu kullanmayı, okul içindeki ve dışındaki işlevlerini sorunsuz olarak yerine getirmeyi öğrendiyse en azından fiziksel işlevlerini yerine getirmede engelli değildir (Heward, 2013, 7). Zihin yetersizliği olan bir öğrenci yoğun zihinsel işlevler gerektiren okuma, matematik vb. akademik becerileri sınıftaki akranlarıyla aynı hız ve nitelikte öğrenmede dezavantaj yaşayabilir. Ancak, başka derslerde aynı sorunlar ortaya çıkmayabilir. Eğer sorun yaşanan derslerde program uyarlamaları yapılır ve gerekli destekler sağlanırsa dezavantaj ya da engel durumu ortaya çıkmayabilir.
Hastaneden alınan raporlarda ve Rehberlik Araştırma Merkezinde yapılan incelemeler sonucunda Ata’nın bebeklik döneminde geçirdiği yüksek ateşli havaleye bağlı olarak zihinsel işlevlerinde bozulmalar olduğu belirlenerek, hafif derecede zihin yetersizliği tanısı kondu.

Ata’nın değerlendirmesi yapıldıktan ve tanı aldıktan sonra onun zihinsel işlevlerindeki bu sınırlılığın üstesinden gelmek için önlemler almaya başladım. Artık bu durumun Ata’nın çalışmamasından ya da derslere ilgi göstermemesinden değil içinde bulunduğu yetersizlik durumundan kaynaklandığını öğrendim. Bu durumda yapacağım şey Ata’nın yetersizliklerinin engele dönüşmesini önlemek üzere bazı düzenlemeler ve uyarlamalar yapmaktı.

1.2.3. Engel

Türk dil kurumu sözlüğünde engel “bir şeyin gerçekleşmesini önleyen sebep” olarak tanımlanır (TDK, 2018). Yetersizlik bir bozukluğu ya da yetersizliği olan bireyin çevresiyle etkileşime girdiğinde karşılaştığı dezavantajlı durumu ya da sorunu ifade eder. Yetersizlik herhangi bir çevre/ortamda engeli ortaya çıkarırken başka bir ortamda bir engel ortaya çıkmayabilir. Protez kolu olan bir çocuk basketbol sahasında yetersizliği olmayan akranlarıyla rekabet ederken engelli (dezavantajlı) olabilir, fakat sınıftaki dersleri izlemede bir dezavantaj yaşamaz (Heward, 2013, 7). Dolayısıyla yetersizliği olan öğrencinin gereksinimlerine ve yapabildiklerine göre düzenlemeler yapıldığında engel durumu söz konusu olmayacaktır.
Ata’nın zihin yetersizliğinin onda bir dezavantaj oluşturmaması, engele dönüşmemesi için zaten özel gereksinimi olan öğrencilere eğitim veren bir öğretmen olarak yapmak durumunda olduğum Bireyselleştirilmiş Eğitim Planını hazırlamak üzere çalışmalara başladım. Ata’nın yetersizliğinden kaynaklanabilecek sınırlılıkları dikkate alarak programını hazırladım. Ata artık sınıfımızın diğer öğrencileri gibi bir öğrencisi. Sınıf içi ya da sınıf dışı etkinliklerde onun için gerekli çevresel düzenlemeleri ve öğretimsel uyarlamaları yaptığım sürece Ata dezavantajlı/engelli duruma düşmemektedir.
Sonuç olarak tüm bireyler yaşamlarının bir döneminde, çeşitli nedenlerden dolayı fiziksel ve duygusal zedelenmeler ve bozukluklarla karşı karşıya kalabilir. Bu durumların pek çoğunda tıbbi müdahalelerde bulunularak zedelenme ya da bozuklukların bireyde yaratacağı etkiler azaltılabilir ya da ortadan kaldırılabilir. Böylece bireyin yetersizlikle karşılaşması önlenebilir. İşitemeyen bireye işitme cihazı takılarak işitmesi sağlanabilir, göremeyen birey uygun gözlükle görebilir, bacakları olmayan birey protez bacakla yürüyebilir hale gelebilir. Tüm bu müdahaleler bireyin yetersizlik durumu yaşamamasını sağlayabilir. Eğitim programında yapılacak uyarlamalar, sınıf ortamında yapılacak düzenlemeler, öğretim, yöntem ve stratejilerinin uygulanmasına yönelik uygulamalar bireyin öğrenmede yetersizlik yaşamasını önleyebilir. Ancak her zaman bireyin tüm yetersizliklerini tamamen ortadan kaldırmak mümkün olamamaktadır. Öğretmenin görevi özel gereksinimi olan öğrencisinin okul içi ve dışı etkinliklerde yetersizlik yaşamasını önleyici önlemler almak, böylece bireyin engellilik yaşamasını önlemek olmalıdır. Bir başka deyişle öğrencinin kendisine sunulan eğitim hizmetlerinden yararlanmasını engelleyen etmenler varsa, bunlar ortadan kaldırılmalıdır.

1.3. Özel Eğitim

Özel eğitim bireysel olarak planlanmış, uzmanlık isteyen, yoğun, sonuca yönelik öğretimdir. Etkili ve etik kurallara uygun şekilde uygulandığında, özel eğitim aynı zamanda öğrenci performansının doğrudan ve sıklıkla ölçülmesiyle kılavuzlanan ve araştırma temelli öğretim yöntemlerinin sistematik kullanımı ile karakterize edilir (Heward, 2013, G-12). Tanımda yer alan bireysel olarak planlama her bir öğrenci ve ailesi için bireyselleştirilmiş eğitim planlarının (BEP) hazırlanması anlamına gelir. Uzmanlık ise özel gereksinimi olan bireylerin zedelenme, yetersizlik ve engel durumları ile bireysel yeterlik ve özelliklerine uygun eğitim verme konusunda eğitim almış eğitimcileri ifade eder. Bu eğitimciler üniversitelerin lisans düzeyinde eğitim veren özel eğitim öğretmenliği programlarından mezun olmuş ve özel eğitim öğretmeni unvanı almış özel eğitim öğretmenleri ile kaynaştırma eğitimi ve özel eğitim konusunda eğitim almış, özel gereksinimi olan öğrencilerle çalışan okul öncesi, sınıf ve branş öğretmenlerini ifade eder. Tanımda sözü edilen “yoğun” ise gerek okul ortamlarında gerekse okul dışı ortamlarda grup ve bireysel olarak verilen tam zamanlı eğitimleri ifade eder. Sonuca yönelik öğretim ifadesi ise planlamada yer alan amaçların gerçekleşmesi, birey tarafından yerine getirilmesi anlamını taşır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 42. Maddesi eğitim öğretimle ilgili hakları düzenleyen maddedir. Bu maddenin ilk cümlesi “Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.” dır. Buna göre öğrenim çağındaki tüm çocukların eğitim ve öğretim hakkı vardır. ... ...Devlet, durumları sebebiyle özel eğitime ihtiyacı olanları topluma yararlı kılacak tedbirleri alır. ...” anayasanın bu maddesine dayanılarak çıkarılan 573 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede (KHK, 1997) özel eğitim, özel eğitim gerektiren bireylerin eğitim gereksinimlerini karşılamak için özel olarak yetiştirilmiş personel, geliştirilmiş eğitim programları ve yöntemleri ile onların özür ve özelliklerine uygun ortamlarda sürdürülen eğitim” olarak tanımlanmaktadır. Özel eğitim hizmetlerinin sunulmasına ilişkin bu düzenlemede özel eğitimle ilgili temel ilkeler KHK’de Tablo 1”de görüldüğü gibi sıralanmıştır.
Tablo 1. 1. Özel Eğitimin Temel İlkeleri
a. Özel eğitim gerektiren tüm bireyler, ilgi, istek, yeterlilik ve yetenekleri doğrultusunda ve ölçüsünde özel eğitim hizmetlerinden yararlandırılır.
b. Özel eğitime erken başlamak esastır.
c. Özel eğitim hizmetleri, özel eğitim gerektiren bireyleri sosyal ve fiziksel çevrelerinden mümkün olduğu kadar ayırmadan planlanır ve yürütülür.
d. Özel eğitim gerektiren bireylerin, eğitsel performansları dikkate alınarak, amaç, muhteva ve öğretim süreçlerinde uyarlamalar yapılarak diğer bireylerle birlikte eğitilmelerine öncelik verilir.
e. Özel eğitim gerektiren bireylerin her tür ve kademedeki eğitimlerinin kesintisiz sürdürülebilmesi için her türlü rehabilitasyonlarını sağlayacak kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapılır.
f. Özel eğitim gerektiren bireyler için bireyselleştirilmiş eğitim planı geliştirilmesi ve eğitim programlarının bireyselleştirilerek uygulanması esastır.
g. Ailelerin, özel eğitim sürecinin her boyutuna aktif katılmalarının sağlanması esastır.
h. Özel eğitim politikalarının geliştirilmesinde, özel eğitim gerektiren bireylerin örgütlerinin görüşlerine önem verilir.
i. Özel eğitim hizmetleri, özel eğitim gerektiren bireylerin toplumla etkileşim ve karşılıklı uyum sağlama sürecini kapsayacak şekilde planlanır.

Yorumlar